Coming Up Wed 2:00 PM  AEDT
Coming Up Live in 
Live
Turkish radio

Avustralya’nın yerlileri kendi topraklarında hapis

Source: Joseph Mayers

Avustralya’da ulusal sosyo-ekonomik endeksleri incelediğimizde, Aborjin ve Torres Boğazı Adalıların karşılaştıkları engellerin yerli olmayan nüfustan çok daha fazla olduğunu görüyoruz. Avustralya yerlileri oransal olarak dünyanın en fazla tutuklanan toplumu.

Avustralya’da yaşayan bir Avustralya yerlisiyseniz, sağlığınızın, tahmini ömrünüzün, eğitim seviyenizin, karşınızdaki iş fırsatlarının ve çocuğunuzun ölüm riskinin ulusal ortalamadan çok daha düşük olmasını bekleyebilirsiniz. Eğer Avustralya yerlisi bir erkekseniz şu anda veya geçmişte hapse düşmüş olma riskiniz altıda bir.

Henüz yüksek intihar oranları, ırkçılık ve yaşanan travmalara gelmedik bile.

İstatistikler korkunç. Productivity Commission (Verimlilik Komisyonu) her dört yılda bir Yerli Dezavantajları Giderme raporuyla verileri güncellediği için bu korkunç istatistiklere son derece hakimiz.

Verimlilik Komisyonu’ndan Romlie Mokak raporun amacını anlatıyor.

Romlie Mokak
Productivity Commissioner Romlie Mokak says self-determination is critical to closing the gap.
Productivity Commission

Overcoming Indigenous Disadvantage’ın Aborijin ve Torres Boğazı Adalıların durumu hakkında detaylı bir rapor olduğunu ve ana hedefin durumun iyiye gidip gitmediğini anlamak olduğunu söylüyor. Durum iyiye gitmiyorsa da düzeltilmesi gerekenleri anlatıyor.

Raporda sağlık, eğitim, çocuk gelişimi ve yargı sistemi hakkında detaylar mevcut. Mokak 52 farklı kategoride verilerin derlendiğini söylüyor. Kültürel yapı, diller, toplumların ana yerleşimlerden ne kadar uzakta olduğu, aile yapısı ve tüm bunların nasıl bir etkileşim içinde olduğu inceleniyor.

Bu verileri tek başına incelemediklerini söylüyor. “Sadece sağlığa veya eğitime bakmıyoruz. Aralarındaki bağlantıları da inceliyoruz” diyor. Raporun kişilere bir bütünün, ailenin, toplumun bir parçası olarak baktığını söyleyen Mokak, genel olarak sağlık ve huzurumuzu etkileyen çok şey olduğunu belirtiyor.

2020 raporuna göre eğitim, okul öncesi büyüme ve çocuk ölümlerinde önemli ilerlemeler var. Ancak en önemli endişe kaynağı, ev dışı bakım. Bu da evinde güvenli bir şekilde bakılamayan çocuğun belirli bir dönem için başka yerde bakılması anlamına geliyor.

İstatistiklere göre, Aborjin ve Torres Boğazı Adalı çocukları aileden ayırıp akrabalık bağlarını koparmanın gençken yargı sistemiyle tanışma ve yetişkinken hapse girme ile doğrudan bir ilişkisi var.

NITV’nin “Incarceration Nation” adlı yeni belgeselinin yapımcısı Helen Morrison bazı konularda geriye gidildiğini söylüyor.

Ortalamaya bakacak olursak Avustralya’nın İlk Ulusları’nın üyeleri dünyada en fazla hapiste olan toplum

Morrison 1991’deki Gözaltında Siyahi Ölümler Kraliyet Komisyonu’ndan beri hapisteki yerli nüfusun oranının yüzde 14’ten yüzde 28’e yükseldiğini söylüyor. “Durum iyiye gitmiyor” diyor.

Leetona Dungay and Karina Hogan, Incarceration Nation participants
Leetona Dungay and Karina Hogan, Incarceration Nation participants
Joseph Mayers

Helen Morrison hapisteki Avustralya yerlilerinin her yıl sekiz milyar dolara mal olduğunu söylüyor.

Bu miktarın çok yüksek olduğunu ancak en korkutucu etkinin kültür ve aile yapısının gördüğü büyük zarar ve hapse düşen insanların yaşadığı travma diyor. Bu travmaların sonraki nesiller üzerinde etkisi olduğunu ve Avustralya’nın nesiller boyunca süren travma ile ilgili hiçbir şey yapmadığını söylüyor.

Kolonileştirilme sürecinin yarattığı ortam ve genel olarak tutum, Aborijin ve Torres Boğazı Adalıların şu anda yaşadığı sistematik ayrımcılık ve fırsat eşitsizliğinin merkezinde yer alıyor.

Toprak ve kültür kaybı, çalınan ücretler, şiddet ve türlü ayrımcılığın nesilden nesle geçen etkileri oluyor.

Romlie Mokak hepimizin anı yaşadığımızı ancak geçmişimizin eseri olduğumuzu söylüyor.

Sadece Aborijin ve Torres Boğazı Adalılar değil, tüm dünyadan kalkıp buraya gelip burayı evi yapan herkesin tarihi, geçmişi ve benzersiz tecrübeleri var, bunu anlamamız lazım

1910’dan 1970’lere kadar çocukların ailelerinden zorla alınıp kültürlerinden koparılması bir devlet politikasıydı. Amaç yerli çocukların beyaz toplum içinde asimile edilmesiydi. Günümüzde bu insanlara “Çalınmış Nesiller” diyoruz.

Çocukların ailelerinden koparılması yüzünden insanların topraklarına ve ailelerine kavuşmak için büyük uğraş verdiğini söylüyor. Bunun psikolojik etkilerinin altını çizen Mokak, hatta alkol ve uyuşturucu kullanımına neden olduğunu söylüyor. Yerli nüfus içinde aile içi şiddetin daha yaygın olduğuna dikkat çekiyor.

SYDNEY, AUSTRALIA - FEBRUARY 4 : Incarceration Nation - Documentary stills shoot on February 4, 2021 in Sydney, Australia.
Indigenous men make up 27 per cent of prisoners in Australia.
Joseph Mayers

Avustralya’da hala hayatta olan ve çocuğu elinden alınan veya annesinden koparılan kişiler var. Geçmişte eğitim görmesi engellenen, çalışmasının karşılığında alması gereken ücret çalınan, kamuya açık alanlara gelmeleri yasaklanan ve oy verme hakkı olmayan insanlar da var.

Helen Morrison, yerli nüfustaki tutuklanma oranlarının tüm bu adaletsizliğin bir sonucu olduğunu söylüyor.

Kolonileştirmenin başlamasından beri uygulanan baskıcı yasalar ve devlet politikalarını takip etmeniz durumunda Avustralya’nın kadim halkının üzerindeki travma ve eşitsizliği anlayabileceğimizi söylüyor ve “Tutukluluk oranlarının temelindeki iki neden bunlar” diyor.

20 yıl önce hapisteki yerli yetişkin sayısı yaklaşık dört bindi. Şu anda sayı 12 bin. Oranlara bakacak olursak, yerli nüfustaki tutukluluk oranı yerli olmayan nüfusun 12 katı. Gençleri kıyaslayacak olursak yerli gençlerin tutukluluk oranı, diğerlerinin 22 katı.

Helen Morrison bu verilerin gerisinde yatan nedenleri araştırırken Incarceration Nation belgeselini ortaya çıkarmış.

“Artık gerçekleri ortaya çıkarmak ve geçmişi daha iyi anlamanın zamanı” diyen Morrison, bu şekilde seyircinin yerli nüfustaki tutukluluk oranı ile geçmişteki tecrübeler arasında doğrudan bir bağ kurabileceğini söylüyor.

Avustralyalıların çoğu geçmiş adaletsizliklerle yüzleşmeye hazır.

Helen Morrison eşitsizlik konusunu tartışmanın zor olmaması gerektiğini düşünüyor.

“Toplamda bakınca konu karmaşık görünse de aslında değil” diyen Morrison, değişimi başlatmak için yapılabilecek basit şeyler olduğunu söylüyor. Hazırlanan raporlarda cevapların olduğunu, yapmamız gereken tek şeyin topluma ve Avustralya’nın İlk Halkı’nın sesine kulak vermek olduğunun altını çiziyor.

Yerli toplumlarla halkın geri kalanı arasındaki sağlık ve beklenen ömür arasındaki farkı kapatmayı amaçlayan Closing the Gap programı çeşitli reformlar içeriyor. Süreç içinde Aborijin ve Torres Boğazı Adalılarla tüm Avustralya hükümetlerinin diyalog içinde olması öngörülüyor.

Romlie Mokak her şeyden toplumun kendi kaderini belirleme özgürlüğ ünün olması gerektiğini söylüyor.

Mantığın basit olduğunu söyleyen Mokak, mevcut durumdan en çok etkilenenlerin, çocuklarının iyiliği ve geleceği için değişimi en fazla isteyenlerim sürecin şekillendirilmesinde rol almasının son derece normal olduğunu söylüyor. Hükümetlerle Aborijin ve Torres Boğazı Adalıların masaya oturup öncelikleri, uygulanacak çözüm ve stratejileri belirleyip ortak olarak sorumluluk alması gerektiğini söylüyor.


 

Incarceration Nation bu 29 Ağustos’ta 20:30’da NITV’de yayınlanacak. Kaçırırsanız SBS On Demand’de izleyebilirsiniz.

**Kısa bir fragmanı için tıklayınız. Bazı izleyiciler içerikten rahatsız olabilir.**

Psikolojik yardıma ihtiyacınız varsa veya ihtiyacı olan birini tanıyorsanız 13 11 14’ten Lifeline’a veya 1300 224 636’dan Beyond Blue’ya ulaşabilirsiniz.

This story is also available in other languages.