Tek Ulus Partisi Senatörü Malcolm Roberts dün parlamentoda, "Irk Ayrımcılığı Yasasının 18C bölümünün vatandaşları, teröristleri ve pedofili vakalarını bildirmekten alıkoyduğunu" ileri sürdü.
Ancak İşçi Partisi Senatörü Dastyari SBS'ye verdiği demeçte, "hükümetin, Senatör Robert'in yorumları için bir miktar sorumluluk almak zorunda olduğunu, çünkü yapılan siyasi tartışmanın, Irk Ayrımcılığı Yasası kapsamında başladığını" söyledi.
"Birkaç haftadır yapılan, toplum olarak ne kadar ırkçı olmalıyız tartışmasıdır" diyen Dastyari, bunun, durumu her zaman karanlık ve tehlikeli bazı yollara götüreceğini ifade etti.
"Açıkçası ihtiyaç duymadığımız ve istemediğimiz bir ırkçılık tartışması yarattığı için hükümet sorumluluk almak zorunda" diyen Dastyari, "Tek Ulus Partisinin olabildiğince hakaretvari tutumuyla alçaldığını" kaydetti.
Yapılan yorumları çok tehlikeli ve can sıkıcı diye nitelendiren Dastyari, sözkonusu yorumların temelde biraz sinir bozucu olduğunu da sözlerine ekledi.
Bugün 18C’de düşünülen değişikliklerle ilgili Senatoda yapılan tartışma sırasında, Tek Ulus Partisi lideri Pauline Hanson ırkçılığın kurbanı olduğunu ve bunun kendisini etkilemesine izin vermediğini söyledi.
1996 yılında Aborijin büyüklerine bir randevu çağrısı yapan Hanson, o zaman onlara yaklaştığında, kendisine yapılan 'beyaz çöp, çamurdaki domuz' söylemi ile tacize maruz kaldığını ve dönerek oradan uzaklaştığını anlattı.
"Nerede duracak?"
Victoria İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Adel Salman ise, kamu söyleminde yaygınlaşmaya başlayan bu tür yorumların son derece kaygı verici olduğunu söyledi.
“Bu konuda her geçen gün yapılan, daha çok, daha aşırı ve çirkin konuşmalar nerede duracak.” diye soran Salman, Avustralya gibi bir toplum için uygun olmayan bu konuşma türüne, Avustralyanın geri kalanının yeter demesi için daha neye ihtiyaç olduğunu sordu.
Salman ayrıca, Avustralya'da Müslümanlara karşı daha fazla sosyal uyuşmazlık yaratma ve halkın düşmanlığını ve tacizini teşvik etme konusunda Tek Ulus'un sorumlu olduğuna inandığını da söyledi.
Geçmişte bunun gibi yorumların saçma ve aşırı olarak görüldüğünü de hatırlatan Salman, "ancak şimdi bu tür aşırı nefret dolu görüşlerin, genel kamusal söylemin bir parçası olduğunu" kaydetti.
Avustralya Müslüman Kadın Hakları Merkezi Başkanı Tasneem Chopra da siyasi söylemin tonundan giderek endişe ettiğini söyledi.
"Liderlerden, daha güçlü bir karşı-tepki görmüyoruz" diyen Chopra, bunun hayal kırıklığı yarattığını ifade etti.

Başbakan Malcolm Turnbull, Tek Ulus lideri Pauline Hanson'un geçen hafta Londra'da, Westminster'de meydana gelen saldırı sonrasında, Avustralya'ya Müslümanların girişinin yasaklaması çağrısında bulunmasıyla ilgili olarak, bu yorumlarının 'tehlikeli' olduğunu söylemişti.
"Avustralya toplumunun herhangi bir kesimine karşı kini teşvik etmenin daima tehlikeli olduğunu" ifade eden Turnbull "bunun toplulum içinde karşılıklı saygıyı zayıflattığını" kaydetmişti.
SBS radyosu Türkçe programını Facebook hesabından takip etmeyi unutmayın.
