Başbakan Malcolm Turnbull, ABD'nin anlaşmadan çekilmesine rağmen Avustralya'nın Paris İklim Anlaşmasına ilişkin kararlılığını sürdürdüğünü söyledi.
Geçtiğimiz cuma günü Singapur'da düzenlediği basın toplantısında, "Paris yükümlülüklerimize göre, 2030 yılı emisyonlarımızı yüzde 26-28'lik bir azalma taahhüdüne bağlıyız." diye konuşan Turnbull, "Bugünkü bakış açımızdan Trump’ın yaptığı açıklama hayal kırıklığı yarattı, ancak tamamen şaşırtıcı değil, bu zaten öngörülmüştü." diye konuştu.
Trump’ın, ülkesini, Paris İklim Değişikliği Anlaşması'ndan çekmesi ile ABD'nin, dünyada anlaşmayı imzalamayan diğer iki ülke olan Nijerya ve Suriye’ye katıldığını da kaydeden Tunbull ayrıca, Liberal senatörler arasında bulunan Eric Abetz ve Craig Kelly'den gelen, 'Avustralya’nın anlaşmaya bağlılığını yeniden gözden geçirme' çağrılarını da reddetti.
Paris İklim anlaşmasının "çevre için çok az" katkısı olduğunu söyleyen Craig Kelly, Trump’ın aldığı bu kararın ABD için iyi bir karar olduğuna inanıyor.
Senatör Abetz ise, Paris İklim anlaşmasının, iş ve aileler üzerindeki etkileri konusunda da endişe duyuyor.
Abetz, hükümetin, ABD’nın anlaşmadan çekilmesi sonucu oluşacak etkileri incelemesi gerektiğine de vurgu yaptı.
"Amerika Birleşik Devletleri, Çin veya Hindistan gibi ülkelerin desteklerini geri çekmesi gerektiğini uzun zamandır söyledim" diyen Abetz, "Avustralya’da, benzer şekilde anlaşmadan geri çekiimeli." diye konuştu.
Bu çağrılara kulak tıkayan Turnbull, Paris İklim anlaşması taahhütlerinin Avustralya'nın çıkarına olduğunu belirtti ve "Avustralyalıların ekonomik ve güvenilir enerjiye sahip olmalarını sağlamaya kararlıyız." dedikten sonra, "Avustralya’nın emisyon azaltım hedeflerini yerine getirdiğini" kaydetti.
Avustralya Yeşiller Partisi senatörü Sarah Hanson-Young da, ABD’nin kararından ötürü duyduğu hayal kırıklığını, attığı tweetle dile getirdi.
Fakat, Tek Ulus Partisi’nden Malcolm Roberts ise, Trump’ın kararından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
