Savcı Michael Barnes, 18-ay süren soruşturma sonrasında bulgularını açıkladı.
Lidt Café’nin sorumlu müdürü Tori Johnson ve avukat Katrina Dawson'ın yanısıra olayda, kafe müsterilerini rehin alan saldrıgan Man Haron Monis de hayatını kaybetmişti.

Savcı rehinlerin maruz kaldığı terörün işkence olarak tanımlanabileceğini söyledi.
Saldırgan Haron Monis’in ilk açtığı ateş sonrasında polisin harekete geçmesinin 10 dakika geciktiğini, ancak, ölümlerin sorumluluğunun yalnızca Monis’in omuzlarında olduğunu söyledi.
Barnes ayrıca, eski karısının öldürülmesi ve birden fazla cinsel saldırı da dahil olmak üzere, 46 suçtan dolayı yargılanmayı beklerken Monis'i demir parmaklıklar altında tutamayan Savcılığı da başarısız buldu
Cinayet soruşturmasından sorumlu polis memuru ve üstlerinin, Monis'in bu suçlamalardan dolayı kefaletle ödüllendirilmesinden endişe duyduğunu ve Savcılığın kefaletle ilgili tutumu gözden geçirmek üzere Yargıtay'a bir başvuru yapmayı düşünmesini istediğini söyleyen Barnes, Bununla birlikte, New South Wales polis teşkilatının, bunun gerçekleşmesi için Savcılığa hiçbir başvuruda bulunmadığını da kaydetti ve polisin, Monis’i çok sayıda cinsel taciz suçundan tutuklamamakla birlikte, bunun yerine onun hakkında mahkeme bildiriminde bulunarak, kefaletle serbes kalma şansını artırarak hata yaptığını ifade etti.
Kafe çevresinde konuşlanan keskin nişancı polislerin Monis'i vurmaktan kaçınması konusunda bir suçlama yapmayı reddeden Barnes, polisin kafeye 10 dakika geç girmesini ise kınadı.
Savcı Barnes, Monis'in ilk ateş açmasından sonar, saat 02:03 "da bir acil eylem başlatılılmış olmalıydı" dedi.
Polisin kararlı bir şekilde harekete geçmede, 10 dakika gibi çok uzun bir süre geciktiğini söyleyen Barnes, bu arada, polis kafeye girme kararı almadan önce Tori Johnson’ın öldürüldüğünü ifade etti.
Lindt Kafe olayında polise yöneltilen en büyük kamusal eleştirilerinden biri, bir rehine öldürülene veya yaralanana kadar kafeye müdahaleyi bekletme kararı almış olmasıydı.