Heyet, Yüksek Seçim Kurulu'nun "mühürsüz oyların da geçerli sayılacağını" açıklamasının kanunla çeliştiğini de vurguladı.
Duzenlenen basın toplantısında konuşan AGİT heyetinden Cezar Florin Preda, "Son dakika YSK tarafindan yapılan değişiklikler sayım prosedürü ile ilgili önemli bir güvenlik mekanizmasını devre dışı bırakmıştır." dedi.
İŞTE AGIT RAPORUNDA KULLANILAN İFADELER:
1. Seçmenlere, oylanacak metin konusunda tarafsız bilgi aktarılmadı.
2. Olağanüstü hal sürecinde kısıtlanan temel özgürlükler, tüm süreç üzerinde olumsuz etki yaptı.
3. “Evet” ve “hayır” tarafları eşit propaganda yapma imkanına sahip olamadı.
4. Medyada “evet” kampanyası çok geniş yer bulurken, medya üzerindeki kısıtlamalar, gazetecilerin tutuklanması ve medya kuruluşlarının kapatılması, seçmenlerin çoğulcu fikirlere erişim imkanını azalttı.
5. Oy verilen yerlere sivil toplum gözlemcileri sokulmadı.
6. Valiler olağanüstü hal rejiminin kendilerine verdiği yetkiyi, toplanma ve ifade özgürlüklerini kısıtlamak için kullandı.
7. Olağanüstü hal, hukukun üstünlüğünü ortadan kaldırmak amacıyla kullanıldı.
8. Genel olarak, referandum Avrupa Konseyi standartlarını karşılamadı. Yasal çerçevede gerçek bir demokratik sürecin işlemesi için uygun değildi.
9. Kamu adına yayın yapan kuruluş, meşru siyasi partilere eşit zaman tanımadı. Kamu adına yayın yapan kuruluş, tercihini iktidar partisi ve Cumhurbaşkanı adına kullandı. Bu konuda YSK’nın yaptırım yetkisi de elinden alındı.
10. Meşru siyasi partilerin referandum kampanyasına tam katılımına kısıtlamalar getirildi. Diğer ilgili kurum ve kuruluşlara da kampanya kısıtlaması getirildi. YSK, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin kampanya faaliyeti yapmalarına izin vermedi.
11. Yerel kamu görevlileri “evet” kampanyalarında yer aldı.
12. Kamu imkanları uygun şekilde kullanılmadı. “Hayır” kampanyaları kamu imkanlarıyla etkisizleştirildi.
13. Bazı üst düzey yetkililerin “hayır” destekçilerini terörist sempatizanı olarak göstermesi, kampanya dilini lekeledi.
14. “Hayır” destekçileri kampanyalarını yürütürken polis müdahalesine ve şiddete maruz kaldı.
15. Oy verilen yerlerin içinde ve dışında polis mevcudiyeti vardı. Bazı yerlerde polis, oy vermeye gelen seçmenlerin kimlik numaralarını bile kontrol etti
16. YSK’nın tam da oy verme günü yayınladığı karar, oyların geçerliliğine ilişkin kriteri değiştirdi. Bu durum hem mevcut yasayla çelişti hem de seçimlerin yasallığı konusundaki önemli bir garantiyi ortadan kaldırdı.

Erdoğan ve Dışişleri Bakanlığı'ndan AGİT raporuna tepki
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe'de bulunan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya gelen vatandaşlara seslenirken AGİT'in raporuna da değindi. Erdoğan: "AGİT diye bir örgüt var Avrupa'da. Kendilerine göre rapor hazırlıyorlar. Türkiye'deki seçimler şöyle olmuş böyle olmuş. Önce haddinizi bilin. Sizin hazırlayacağınız siyasi içerikli raporları biz ne görürüz, ne duyarız, ne biliriz. Biz yolumuza devam ederiz." açıklamasında bulundu.
TC Dışişleri Bakanlığı da bugün yayımladığı yazılı bir açıklamayla AGİT'e tepki gösterdi. "AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi’nin AKPM Gözlem Heyetiyle Birlikte Ülkemizde 16 Nisan 2017 Tarihinde Gerçekleştirilen Halkoylamasına Yönelik Gözlem Faaliyetleri ve İlk Bulgular Raporu Hakkında" başlıklı açıklamada, "Halkoylamasının uluslararası standartların gerisinde kaldığı gibi bir yorum kabul edilemez."ifadelerinde bulunuldu.
Avrupa Birliği ne demişti?
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ile AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, referandum sonucuna ilişkin ortak yazılı bir açıklama yapmıştı.
Sonucun not alındığının belirtildiği açıklamada, "usulsüzlük iddiaları" dahil Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın (AGİT) Uluslarası Gözlem Misyonunu'nun değerlendirmesinin beklendiği kaydedilmiş, "Türkiye'yi, Avrupa Konseyi'nin olağanüstü hale ilişkin de olmak üzere, endişeleri ve önerilerini ele almaya teşvik ediyoruz. Halk oylamasının yakın sonucu ve anayasa değişikliğinin kapsamlı sonuçlarına bakarak, Türk yetkilileri (anayasa değişikliğini) uygulamada mümkün olan en geniş kapsamlı uzlaşıyı aramaya davet ediyoruz." ifadelerine yer verilmişti.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı telefonla arayarak, Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişin oylandığı anayasa değişikliği referandumunda elde ettiği sonuçtan dolayı tebrik ettiği duyuruldu.
ABD'den gelen ilk açıklamada ise, Washington'un bir değerlendirmede bulunmadan önce Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlemcilerinin değerlendirmesinin bekleneceği belirtilmişti.
