ÖNE ÇIKANLAR
- En son gelişmeleri takip edenler, çatışma ve zulümle ilgili görüntü ve haberlere nasıl tepki gösteriyor? 2025 Reuters Dijital Raporuna göre, dünya çapında haberlerden kaçınma eğilimi artıyor. Bu özellikle gençler ve üniversite mezunu olmayanlar arasında son derece belirgin. Rapor 2015 yılından bu yana Avustralya dahil 17 ülkeyi takip ediyor. Haberlerden kaçınmanın en önemli nedenleri haberlerin bireyin ruh hali üzerindeki olumsuz etkisi ve çatışma ve savaş haberlerinin aşırı yoğunluğu.
- Bu kaçınma, bir uzmanın ifade ettiği gibi şefkat yorgunluğu ya da ‘vahşet yorgunluğu’ mu, yoksa dolaylı travmadan kaynaklanan bir kaçınma mı? Belki de her ikisi de. New South Wales Üniversitesi'nde savaş ve çatışma haberciliği konusunda uzman gazetecilik ve iletişim öğretim üyesi Dr. Ayesha Jehangir, zulümlere karşı duyarsızlaşma konusunda endişe duyulduğunu söylüyor.
- Travma alanında araştırma ve çalışmalar yürüten bir gazeteci olarak İletişim Profesörü Wake, insanların bunalmayı önlemek için haber tüketimini belirli bir platform ve kuruluşla sınırlamalarını tavsiye ediyor.
Podcastlarımızı dinlemek ve bizi takip etmek için: https://podfollow.com/sbs-turkish
Amerikan Psikiyatri Birliği, travmayı, bir kişinin başa çıkma yeteneğini aşan veya dünya görüşüyle çelişen aşırı bir strese tanık olmak veya yaşamak olarak tanımlıyor. Bu tanım, NSW Üniversitesi’nden psikiyatri ve ruh sağlığı profesörü Dr. Susan Rees’in travmadan etkilenen toplumlarla ile çatışma ve travma üzerine yürüttüğü çeşitli araştırmalarında kullandığı bir tanım.
Son araştırması, Orta Doğu'daki çatışmaların Avustralya nüfusu üzerindeki psikolojik etkisine odaklanmış. Bulgularının Çatışmadan etkilenen yerle belirli coğrafi, ailevi veya kültürel bağları olan kişilerin önemli ölçüde psikolojik sıkıntı yaşayabileceğini gösterdiğini söylüyor. Araştırma, 2023-2025 yılları arasında, başta İsrail, İşgal Altındaki Filistin Toprakları ve Lübnan'ı kapsayan coğrafyadaki çatışmalar sırasında Avustralya'da yaşayan kadınların ruh sağlığı üzerindeki etkilerini incelemiş.
Çatışma öncesine kıyasla bu grupta panik bozukluğu semptomlarında artış olmuş.
Peki, bu dolaylı travmaya, vahşet veya şefkat yorgunluğuna nelerin katkısı var?
Sosyal medyanın bu konuda kesinlikle bir rolü var gibi görünüyor.
Reuters Digital raporu, sosyal medya ve video platformları aracılığıyla tüketime doğru hızlanan bir kaymaya dikkat çekiyor ve bunun, gerçeklere dayalı haberciliği tehdit edebilecek parçalanmış bir alternatif medya ortamına katkıda bulunduğunu belirtiyor.
RMIT Üniversitesi’nde gazetecilik profesörü olan Alexandra Wake, travma odaklı gazetecilik konusunda uzman. Geleneksel gazetecilikte, haberler genellikle en vahşi görüntü ve detaylar çıkarılacak şekilde düzenlenirken, sosyal medyada hiçbir filtreleme yapılmadığını belirtiyor.
Profesör Wake, sosyal medyadaki bu akımın aynı zamanda bir çaresizlik hissine yol açabileceğini ve insanların bu durumdan uzaklaşmasına neden olabileceğini söylüyor.
Dr. Rees, psikoloji ve psikiyatri araştırmalarında çalışan meslektaşlarının, travmatik koşullardan doğrudan etkilenen veya bu koşullarda çalışan insanlara atıfta bulunurken genellikle "şefkat yorgunluğu" terimini kullandığını söylüyor.
Ancak şimdi, savaş ve acıya maruz kalmanın durmak bilmediği dijital medya ortamında, bu durum genel halkın daha geniş bir kesimini etkiliyor.
Peki çözüm, haber döngüsünden tamamen uzaklaşmak mı?
Uzmanlar, haber tüketimiyle ilgili bu çaresizlik ve yorgunluk hissini yönetmenin yolları olduğunu söylüyor.
Travma alanında araştırma ve çalışmalar yürüten bir gazeteci olarak Profesör Wake, insanların bunalmayı önlemek için haber tüketimini belirli bir platform ve kuruluşla sınırlamalarını tavsiye ediyor.
SBS Türkçeyi Salı hariç hafta içi her gün dinleyebilirsiniz. Bizi ayrıca Facebook’tan takip edebilirsiniz.








