Ramazan ayı bu yıl Bondi saldırısının gölgesinde geçiyor.
Avustralya'daki Müslüman Türk toplumu Ramazan ayını huzurla geçirmeyi beklerken, Bondi saldırısından sonra Müslümanlara yönelik tehdit ve saldırıların artmasının tedirginliğini yaşıyor.
Bondi saldırısından sonra bir açıklama yapan Avustralya’nın İslamofobiyle mücadele müsteşarı Aftab Malik, Müslümanlara yönelik nefret söylemi ve saldırıların büyük bir atış gösterdiğini açıkladı.
15 kişinin hayatını kaybettiği Bondi saldırısından bu yana, Avustralya’nın en büyük camiisi olan Sydney’deki Lakemba camiisine tam 3 kere tehdit mektubu gönderildi.
2012 nüfus sayımına göre Avustralya’da toplumun yüzde 3.2’si İslam dinine inanıyor. Bu da 25 milyonluk ülkede 800 bini aşkın Müslüman bulunduğu anlamına geliyor. Müslümanların devam ettiği camiilerin cemaatleri bölgedeki toplumlara göre değişikilik gösteriyor.
En çok tehdit alan Lakemba Camii'nin cemaati ağırlıklı olarak Lübnanlı Müslümanlardan oluşuyor.
Avustralyalı Türklerin devam ettiği camiiler de, nefret söylemi içeren tehdit ve girişimlere sahne oluyor.
Sydney Auburn’daki Gelibolu Camii, Gelibolu Türk Kültür Vakfı bünyesinde bulunuyor. Vakfın Başkanı Dr. Abdurrahman Asaroğlu, Bondi saldırısının ardından farklı yöntemlerle nefret söylemlerine maruz kaldıklarını anlatıyor:
"Bondi olayından sonra bahçeye domuz parçaları atıldı. Yeni Zellanda’dan geldiğini söyleyen birileri köpekle camiiye girmeye çalıştı. Camiiye domuzların saldırdığı ve ardından camiinin yıkıldığını gösteren bir klip yapmışlar, Facebook’ta paylaşıyorlar.”
Asaroğlu, bu nefret söylemlerine ve risklere karşı hem paralı güvenlik tuttuklarını hem de gönüllülerden oluşan, gönüllü koruma ekibi kurduklarını anlatıyor.
Avustralya’da Milli Görüş Teşkilatı bünyesinde 8 camii bulunuyor. Melbourne’da 5 adet, Adeliade’de iki ve Sydney’de de 1 camii Milli Görüş çatısı altında Avustralyalı Türklere ev sahipliği yapıyor. Milli Görüs Avustralya Teşkilatı Başkan Yardımcısı Abdüssamet Önen, camiilerine yönelik vandalizm, tehdit veya saldırıyla karşılaşmadıklarını anlatıyor. Ancak, son dönemde İslamofobinin artışıyla başörtülü kadınlara ve yanlarındaki çocuklara saldırların sayının arttığını söylüyor:
"Son dönemde İslamofobi ikliminin güçlendiğine tanık oluyoruz. Müslümanlığın sürekli negatif haberlerle anılması toplumsal algıyı etkileyerek nefret söylemi için zemin hazırlıyor. Ancak bu saldırılar,
tıpkı Christchurch'ten sonra olduğu gibi, camii cemaatinin artmasına neden oldu."
Melbourne’un Güneydoğusundaki Keysborough Türk Islam ve Kültür Merkezi, şehir merkezine olan uzaklığı ve büyük kampüsü nedeniyle genellikle şiddet olaylarının dışında kalan bir merkez. Ancak Keysborough İslam ve Kültür Merkezi Başkanı Tuğrul Usta, 26 Ocak Avustralya Günü’nde tüm cemaati şaşkınlık içinde bırakan ve tedirgin eden bir olay yaşadıklarını anlatıyor.
Tuğrul Usta, Avustralya'da yaşanan islamofobiden siyasi liderlerin de sorumlu olduğunu hatırlatıyor:
"Parlamento'daki liderlerimiz rahat konuşunca, toplum bunu farkediyor ve onlara yol açmış gibi düşünüp -green light deniyor İngilizce’de- kendilerini nefret söylemi konusunda daha rahat hissediyorlar.”




