Associated Press muhabiri fotoğrafçı Burhan Özbilici’nin Ankara’da Rusya Büyükelçisine düzenlenen suikast fotoğrafı Yılın Dünya Basın Fotoğrafı ödülü kazandı.
Özbilici fotoğrafı, 19 Kasım’da Ankara’da bir sanat galerisinde Rusya’nın Türkiye Büyükelçisini öldüren polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş’ın işlediği cinayet sırasında çekmişti.
Fotoğrafta, Büyükelçi Andrei Karlov, arkada yerde yatar durumda, sırtından vurulmuş olarak görülüyor.

Jüri üyesi Mary Calvert, “Öyle çarpıcı bir fotoğraf ki, ekrana her gelişinde neredeyse geri kaçma ihtiyacı duyuyorsunuz. Çok zor bir karardı, ama sonunda yılın fotoğrafının yaşadığımız zamana özgü nefreti ifade ettiğini düşündük” dedi.
Jüri üyesi João Silva ise fotoğrafın, sahip olduğu dünyanın uçurumun kenarına gittiğine ilişkin duygularını yansıttığını söyledi. Silva, “Bu, kırılma noktasına ulaştığı apaçık olan, suçladığı birine suikast düzenleyen, dünyanın başka bir yerinde olanlardan bir başka ülkeyi sorumlu tutan birinin tebliğidir” diye konuştu ve ekledi: “Avrupa’da olanlar, Amerika’da olanlar, Uzak Doğu’da, Orta Doğu’da Suriye’de olanların hepsini anlatıyor bu fotoğraf. Nefretin yüzü.”
Ancak fotoğraf tartışma da yarattı.
Jüri üyesi Stuart Franklin, Guardian’da yazdığı makalede şu görüşü dile getirdi:
“Maksimum etki için basın toplantısında uygulamaya konmuş, tasarlanmış bir cinayeti gösteren fotoğraf, Yılın Basın Fotoğrafı seçildi. Fotoğrafı yüksek bir kaidenin üzerine koymak, böyle sansasyonel eylem yapmak isteyenlere davetiyedir. Şehadet ve sansasyonu bir araya getirmeye yarar.”
Franklin fotoğrafın çok etkileyici olduğunu ancak yılın fotoğrafı seçilmesine şiddetle karşı çıktığını ekledi. Franklin, “Tartışmayı az bir farkla kaybettim. Ben karşı oy kullandım” diye yazdı.
“Bir katilin fotoğrafı, katil ve maktül aynı karede. teröristlerin baş kesmelerini yayınlamak kadar ahlaki olarak sorunlu” diye de ekledi.
Diğer jüri üyeleri suçu değil, fotoğrafı ödüllendirdiklerine dikkat çekti.
Özbilici World Press Photo Foundation’a sergiye görevli olarak gitmediğini, bir arkadaşından öğrendiğini söyledi.
“Rus elçisinin orada olacağını bilmiyordum. Serginin Rusya ile ilgili olduğunu da bilmiyordum” diye konuşan Özbilici, sergiye 15 dakika geç gittiğini ve fotoğraf çekmeye başladığını söyledi ve ekledi: “Birden bir silah sesi duydum. Çok büyük bir sesti. İnsanlar panik içinde kaçmaya başladı. Büyükelçinin bedeni yerde yatıyordu.”
Özbilici korktuğunu, ancak dikkatini silahlı adamın hareketlerine yoğunlaştırdığını, galeride bulunan başkalarını da hedef alıp almayacağını anlamaya çalıştığını söyledi. Özbilici şöyle devam etti: “Ben de ölebilir veya yaralanabilirim diye düşündüm. Ama büyükelçi vurulmuştu. Çok büyük bir haberdi. Gazeteci olarak görevim orada kalıp işimi yapmaktı. Ölsem bile fotoğraflar kalacaktı.”
